Philips'in yuruttugu Skin Probe adi verilen bir proje cercevesinde, elbisenin ic katmani icine yerlestirilen ve derideki fiziksel(isi ve tat) ve ruhsal(heyecan, korku,stres) degisim sonucu bioparametrelerde meydana gelen degisimi olcen sensorler sayesinde kumas rengi degiserek sizdeki degisimi aksettiriyor.
Firma calisanlarindan Ingrid Bal'in aktardigina gore elbisenin rengi istenirse programlanabilecek. Mesela sinirli iseniz kirmizi, sakinseniz yesil yapabilirsiniz. Boylece calisma arkadaslariniz hangi durumda oldugunuzu gorecek ve tedbirlerini alabilecekler. Gereksiz catismalar boylece onlenebilecek.
29 Aralık 2007 Cumartesi
85.000$ lik cep telefonu faturasi
Piotr Staniaszek isimli Kanada vatandasi cep telefonunu bilgisayarina modem olarak kullanirken, Bell sirketi tarafindan aylik 10$ karsiligi saglanan limitsiz baglanti sinirlari icinde kaldigini dusunuyordu. Kendisine 65.000$ lik fatura ulastiginda sirketi arayarak sikayetini bildirdi; borcu o anda 85.000$ a yukselmisti. Piotr muhtemelen abonman kontratinin icerigini incelememisti. Bu tur kontratlar sadece cep telefonu datasini kapsar, cep telefonunun bilgisayara modem olarak baglanmasi ise degisik bir trafiktir.
Bell Mobility sirketi hesabi 3.243$ a kadar indirmis olmasina ragmen Staniaszek hala savasmaya devam ediyor. Kendi tezine gore hesap yukselmeye basladigi zaman sirket onu uyarmaliydi. Eski abonmani sirasinda bir kez hesabin 100$ ustune cikmasi uzerine uyari telefonu almis, fakat bu kez binlerce dolara cikilmasina ragmen kimse zahmet edip onu uyarmamisti.
Ihtilaf yasayip binlerce YTL tutarinda faturalarla karsilasmak istemiyorsaniz siz siz olun, satin aldiginiz servisin hangi tur 'data' yi kapsadigini iyice arastirin. Hatta cep telefonunuzun borc tutarini servis saglayicinin web sitesinden sik sik kontrol ederek yeni bir bilinmeyen uygulamanin azizligine ugramayin.
Bell Mobility sirketi hesabi 3.243$ a kadar indirmis olmasina ragmen Staniaszek hala savasmaya devam ediyor. Kendi tezine gore hesap yukselmeye basladigi zaman sirket onu uyarmaliydi. Eski abonmani sirasinda bir kez hesabin 100$ ustune cikmasi uzerine uyari telefonu almis, fakat bu kez binlerce dolara cikilmasina ragmen kimse zahmet edip onu uyarmamisti.
Ihtilaf yasayip binlerce YTL tutarinda faturalarla karsilasmak istemiyorsaniz siz siz olun, satin aldiginiz servisin hangi tur 'data' yi kapsadigini iyice arastirin. Hatta cep telefonunuzun borc tutarini servis saglayicinin web sitesinden sik sik kontrol ederek yeni bir bilinmeyen uygulamanin azizligine ugramayin.
27 Aralık 2007 Perşembe
SPYWARE(CASUS YAZILIM) HAKKINDA
Sevgili Dostlar,
Spyware (casus yazilim) nedir?nasil calisir? nasil kurtulabiliriz?iste bu konuda bilmeniz gerekenler:
Bazen bilgisayarimiz o kadar yavaslar ki mesela siz bir hamburger yiyinceye kadar o ancak bir word dosyasini acar; iste bunun sebebi spyware olabilir.
Spyware bir bilgisayar programidir, sizin bilgisayarinizin isletim sistemine baglanarak sizin internet tercihlerinizi ogrenir ve/veya kendileri tarafindan host edilen bir siteye yonlendirir ve o siteye trafik saglar, size istenmeyen satis reklamlari gibi acilan pencereler getirir. Yakin zamanda yapilan tahminlere gore kisisel bilgisayarlarin 2/3 kadari bu casus yazilimlara maruz bulunmaktadir. Durun, umitsizlige kapilip olmayacak isler yapmadan once biraz daha bilgi edinin ve bundan nasil kurtulabileceginizi ogrenin.
Bazi kisiler casus yazilim ile virus'u karistirirlar. Virus bir programdir, ancak onun ozelligi sizin bilgi dosyalariniza, hatta hard diskinize zarar vermesi ve diger bilgisayarlara yayilabilme ozelligidir.
Spyware dedigimiz casus yazilimlar ise sizin izniniz/bilginiz olmadan bilgisayariniza girer ve arka planda calisarak sizin isteginiz disinda aramalar yapar ve size reklam pencereleri acar.
Casus yazilimlarin cogunun hedefi Windows isletim sistemidir. Onde gelen spyware firmalarindan bazilari sunlardir:Gator,Bondi Buddy, 180 Solutions, DirectRevenue, Cydoor, CoolWebSearch, Xupiter, XXXDial ve Euniverse.
Peki casus yazilimlar bilgisayariniza nasil giriyor? Bu genellikle sizin yapmis oldugunuz bir islemle olur:bir dugmeye tiklamak, yeni bir program paketi kurmak veya tarayicinizin islevselligini arttirmak amaciyla indirebileceginiz bazi programciklar v.s.....
1-Peer to peer diye anilan bazi dosya paylasim programlari (Kazaa gibi)
2-Bir web sitesi veya acilan bir pencere dogrudan bilgisayariniza bir program indirmeye calisir. Bu durumda sadece tarayicinizdan bunu yuklemek isteyip istemedigini soran bir mesaj alirsiniz.
3-Tarayici ekleri: bunlar tarayiciniza eklenen cubuk veya arama kutularidir.
4-En kotusu sizi casus yazilimlara karsi korumayi vaad ederek sizi inandiran ve boylece bilgisayariniza sizmayi basaran yazilimlar.
Bir kez yerlestikten sonra casus yazilim neler yapabilir?
Siz bilgisayarinizi acinca arka planda calismaya baslar, RAM inizin bir kismini isgal eder ve processorunuzu gereksiz isgal ederek yavaslatir. Kendi kendine acilan sonsuz sayida reklam pencereleri acarak tarayicinizi pratikte kullanilamaz duruma getirebilir. Baslangic sayfanizi degistirerek her acilista sizi baska bir reklam sayfasina veya bir siteye yonlendirebilir. Bazilari arama kutucuklarinizi kullanilamaz duruma getirerek sizi istedikleri taraflara yonlendirir. Bazilari internet baglantinizin zarar gormesini bile saglayabilir. Eger dial-up baglantiniz varsa bazilari sizin modem ayarlarinizi degistirerek pahali hatlari aramanizi ve yuklu faturalarla karsilasmanizi saglayabilir. Bazilari koruma duvari ayarlarinizi degistirerek istenmeyen misafirleri iceri alabilir.
Casus yazilimlara karsi bazi yasalar cikartilmis ve kullanicinin rizasi disinda casus yazilimlarin bilgisayarlara yuklenmesi yasayla yasaklanmistir. Ancak pratikte yasal yollardan sonuc almak cok zordur cunku hangi yazilimin hangi firmaya ait oldugunu belgelemek, hangi mahkemenin davaya bakacagini bulabilmek bile bazen cok zordur.
Peki bundan kendinizi korumak veya kurtulmak isterseniz neler yapmaniz gerekir?
Ad-aware, Spybot ve Microsoft AntiSpyware gibi ucretsiz proglamlari calistirarak tarayabilirsiniz. Anti-virus yazilimlari gibi calisarak casus yazilimlari bulur ve size haber vererek silmenize olanak saglarlar.
Eger guvenilir ve taninmis bir site degilse ve size bir program yuklemeyi empoze ediyorsa bundan sakinmalisiniz. Eger kendiliginden acilan pencere size Evet veya Hayir diye bir soru sorarsa pencereyi kapatmak icin Hayir dugmesi yerine X e basarak veya tarayicinizin pencere kapatmak icin kullandigi klavye kombinasyonunu girerek pencereyi kapatmayi tercih edin.
Casus yazilim ve viruslerden uzak gunler dilegiyle.
Spyware (casus yazilim) nedir?nasil calisir? nasil kurtulabiliriz?iste bu konuda bilmeniz gerekenler:
Bazen bilgisayarimiz o kadar yavaslar ki mesela siz bir hamburger yiyinceye kadar o ancak bir word dosyasini acar; iste bunun sebebi spyware olabilir.
Spyware bir bilgisayar programidir, sizin bilgisayarinizin isletim sistemine baglanarak sizin internet tercihlerinizi ogrenir ve/veya kendileri tarafindan host edilen bir siteye yonlendirir ve o siteye trafik saglar, size istenmeyen satis reklamlari gibi acilan pencereler getirir. Yakin zamanda yapilan tahminlere gore kisisel bilgisayarlarin 2/3 kadari bu casus yazilimlara maruz bulunmaktadir. Durun, umitsizlige kapilip olmayacak isler yapmadan once biraz daha bilgi edinin ve bundan nasil kurtulabileceginizi ogrenin.
Bazi kisiler casus yazilim ile virus'u karistirirlar. Virus bir programdir, ancak onun ozelligi sizin bilgi dosyalariniza, hatta hard diskinize zarar vermesi ve diger bilgisayarlara yayilabilme ozelligidir.
Spyware dedigimiz casus yazilimlar ise sizin izniniz/bilginiz olmadan bilgisayariniza girer ve arka planda calisarak sizin isteginiz disinda aramalar yapar ve size reklam pencereleri acar.
Casus yazilimlarin cogunun hedefi Windows isletim sistemidir. Onde gelen spyware firmalarindan bazilari sunlardir:Gator,Bondi Buddy, 180 Solutions, DirectRevenue, Cydoor, CoolWebSearch, Xupiter, XXXDial ve Euniverse.
Peki casus yazilimlar bilgisayariniza nasil giriyor? Bu genellikle sizin yapmis oldugunuz bir islemle olur:bir dugmeye tiklamak, yeni bir program paketi kurmak veya tarayicinizin islevselligini arttirmak amaciyla indirebileceginiz bazi programciklar v.s.....
1-Peer to peer diye anilan bazi dosya paylasim programlari (Kazaa gibi)
2-Bir web sitesi veya acilan bir pencere dogrudan bilgisayariniza bir program indirmeye calisir. Bu durumda sadece tarayicinizdan bunu yuklemek isteyip istemedigini soran bir mesaj alirsiniz.
3-Tarayici ekleri: bunlar tarayiciniza eklenen cubuk veya arama kutularidir.
4-En kotusu sizi casus yazilimlara karsi korumayi vaad ederek sizi inandiran ve boylece bilgisayariniza sizmayi basaran yazilimlar.
Bir kez yerlestikten sonra casus yazilim neler yapabilir?
Siz bilgisayarinizi acinca arka planda calismaya baslar, RAM inizin bir kismini isgal eder ve processorunuzu gereksiz isgal ederek yavaslatir. Kendi kendine acilan sonsuz sayida reklam pencereleri acarak tarayicinizi pratikte kullanilamaz duruma getirebilir. Baslangic sayfanizi degistirerek her acilista sizi baska bir reklam sayfasina veya bir siteye yonlendirebilir. Bazilari arama kutucuklarinizi kullanilamaz duruma getirerek sizi istedikleri taraflara yonlendirir. Bazilari internet baglantinizin zarar gormesini bile saglayabilir. Eger dial-up baglantiniz varsa bazilari sizin modem ayarlarinizi degistirerek pahali hatlari aramanizi ve yuklu faturalarla karsilasmanizi saglayabilir. Bazilari koruma duvari ayarlarinizi degistirerek istenmeyen misafirleri iceri alabilir.
Casus yazilimlara karsi bazi yasalar cikartilmis ve kullanicinin rizasi disinda casus yazilimlarin bilgisayarlara yuklenmesi yasayla yasaklanmistir. Ancak pratikte yasal yollardan sonuc almak cok zordur cunku hangi yazilimin hangi firmaya ait oldugunu belgelemek, hangi mahkemenin davaya bakacagini bulabilmek bile bazen cok zordur.
Peki bundan kendinizi korumak veya kurtulmak isterseniz neler yapmaniz gerekir?
Ad-aware, Spybot ve Microsoft AntiSpyware gibi ucretsiz proglamlari calistirarak tarayabilirsiniz. Anti-virus yazilimlari gibi calisarak casus yazilimlari bulur ve size haber vererek silmenize olanak saglarlar.
Eger guvenilir ve taninmis bir site degilse ve size bir program yuklemeyi empoze ediyorsa bundan sakinmalisiniz. Eger kendiliginden acilan pencere size Evet veya Hayir diye bir soru sorarsa pencereyi kapatmak icin Hayir dugmesi yerine X e basarak veya tarayicinizin pencere kapatmak icin kullandigi klavye kombinasyonunu girerek pencereyi kapatmayi tercih edin.
Casus yazilim ve viruslerden uzak gunler dilegiyle.
26 Aralık 2007 Çarşamba
24 SAATTE INSAN VUCUDU
İnsanoğlu 24 saatte 24 kez değişir.Hem ruh hali hemde vücud ısısı,tansiyon,kalp atımı,hormonlar sürekli değişim halindedir.
biyologlar,doktorlar ve farmakologlar bu olağanüstü duruma kronobiyoloji adını veriyorlar.
06.00
Kortizon salgılamasıyla organizma uyanır. Bu uyanma vücut için kendini yavaş kalkmaya hazırlama işaretidir. Metabolizma hareketlenir ve o günün işleri için enerji ve protein hizmete hazır olur.
07.00
Vücut hâlâ zayıf bir safhadadır. Bu nedenle bu saatte spor yapmaktan kaçının. Çünkü kalbe ve dolaşıma gereksiz yüklenmiş olursunuz. Spor yerine güzel bir kahvaltı edin, çünkü sindirim organları bu saatte iyi çalışır. Karbonhidratlar bizim için yararlı olacak enerjiye çevrilir (Geceleri ise yağlar).
08.00
Bu saat cinsel yaşaminız için en iyi zamandır. Çünkü bezler fazla miktarda hormon salgılarlar. Romatizması olanlar uzuvlarındaki ağrıyı gün boyu daha kuvvetli hissederler. Sigara tiryakileri için de durum farklı değildir. Kahvaltı sigarası damarları her zamankinden daha fazla daraltır.
09.00
Vücudun dinç, kuvvetli olduğu saattir. Herhangi bir hastalık için iğne olacaksanız bu en doğru zamandır. İğnenin ateş ve şişme gibi yan etkileri ender olarak görülür, vücudumuz röntgen ışınlarına karşı daha dirençlidir.
10.00
Organizma şimdi faaliyete, harekete hazır durumdadır. Fazla enerjiktir, vücut en fazla ısısına ulaşmıştır, verimliliğimiz en üst düzeydedir. 'Kısa süre belleği' iyi durumdadır. İnsan dinamik olur. Fakat dikkat edilecek nokta şudur; saat 10.00 ile 12.00 arası enfarktüs olaylarına sık rastlanır.
11.00
Vücudumuzun tam formunda olduğu bir saattir. Kalp ve dolaşım o kadar zinde durumdadır ki yapılan muayenelerde kalpteki bir bozukluk gözden kaçabilir. Verimli olmaya programlanmışızdır. Hazır cevaptır ve özellikle hesap işleri, matematik ödevleri rahat ve iyi bir şekilde, zorlanmadan yapılabilir.
12.00
Vücudun dinlenmeye ihtiyacı vardır. Dikkat azalır ve insanı uyku basar. Midedeki asit miktarı fazlalaşır (Hatta birşey yemesek bile). Beyindeki kan akımı azalır. Çünkü kan sindirim organlarını desteklemesi için mide tarafından kullanılır. Öğle uykusu uyuyabilen kişilerde istatistiklere göre enfarktüse %30 oranında az rastlanır.
13.00
Vücut formdan bir hayli düşmüştür. Verimlilik gün ortalamasının %20 aşağısındadır. Bütün organlar en alt düzeyde çalışır, sadece safra öğle yemeğini hazmettirmek için faaliyettedir.
14.00
Kendimizi bitkin hissederiz. Çünkü tansiyon ve hormon düzeyi düşmüştür. Diş doktorundan korkan kişi doktora bu saatte randevu almalıdır. Çünkü bu saatte acıyı daha az hissederiz. Lokal anestezi uzun süre devam eder (30 dk.). Sabahları bu süre 12 dk., akşamları ise 19 dk.'dır.
15.00
Yeni işlere hazır olun enerjimiz geri gelmiştir, belleğimiz tam formundadır. İkinci kez verimliliğe yaklaşırız ama bu verimlilik sabahkinden azdır.
16.00
Spor faaliyetleri için en iyi saattir. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumdadır. Antrenmanlar için de en iyi zamandır. Asit önleyici ilaçların etkisi bu saatte çok iyidir.
17.00
Organların faaliyeti üst düzeydedir. Kuvvetimiz artar, oksijenin harcanması fazlalaşır. Böbrekler ve mesane özellikle çok çalışır. Tırnakların ve saçın en çabuk uzadığı zamandır. Fakat mide ülseri olan hastalar için durum kritiktir. Öğleden sonra geç saatlerde ve akşamın ilk saatlerinde midedeki asit miktarı fazlalaşır. Saat 17.00'ye doğru mide kanamasından dolayı hastaneye gelenlerin sayısı artar.
18.00
Akşam yemeği için iyi bir saattir. Pankreas bu saatte özellikle aktiftir.
19.00
Kan basıncı ve nabız genellikle bu saatte tembelleşir. Bu nedenle kan basıncı düşüren ilaçlar konusunda dikkatli olmalısınız, bu ilaçlar tehlikeli olabilirler. Sinir sistemi üzerinde etkili olan ilaçların tesiri de bu saatte fazladır.
20.00
Karaciğerdeki yağ düzeyi düşer ve kirli kan kalbe herzamankinden daha fazla akar. Alerjisi olanlar ve astımlılar ilaçlarını bu saatte almalıdırlar. Etkisi hemen görülür. Antibiyotiklerde az dozda alınsa bile etkileri en üst düzeyde olur.
21.00
Sindirim organlarının günlük görevi sona ermiştir. Davetleri sevenler dikkatli olmalıdırlar. Gelen herşey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır ve bu durum tehlikelidir. Kalan yemekler barsak sahasındaki mukozaya hücum ederler. O yüzden bu saatte özellikle kilolu olanlar yemek konusunda dikkatli davranmalıdırlar.
22.00
Bu saatte vücudumuzun polisi akyuvarlar özellikle aktiftirler. Dozu azaltılması gereken ilaçlar için bu çok elverişli bir saattir. Bu ilaçlar yanlış zamanda alındığı takdirde enfeksiyon tehlikesi fazlalaşır. Sigara içenler de son sigaralarını içmelidirler Çünkü bu saatten sonra vücut nikotin gibi zehirleri daha zor atar.
23.00
Organizma gün boyunca aktif bir şekilde faaliyet gösteren strese hormonunun salgılamasını durdurur. Bu saatte sakinleşiriz, rahatlarız, gevşeriz. Tam dinlenme saatidir. Metabolizmanın faaliyeti en alt düzeydedir. Tansiyon, kalbin atımı ve vücut ısısı düşer. Gebelerde doğum sancıları çoğunlukla bu saatte olur. Çünkü sancıya neden olan gebelik hormonlarının salgılanması üst düzeydedir.
24.00
Uyuduğumuz sırada deri hücreleri durmadan çalışır, gündüz olduğundan daha sık bölünürler. İlk rüya safhası başlar, yarım saat içinde rüya görmeye başlarız.
01.00
Verimliliğimiz en alt düzeydedir. Bu saatte hâlâ çalışanlar hata yaparlar, dikkat son derece azalır. Çünkü vücut kendini uyumaya programlamıştır, kısa zamanda en derin uykuya dalınır.
02.00
Araba kullananlar bu saatte çok dikkatli olmalıdırlar. Çünkü görme zayıflar, tepkiler yavaşlar. Bu nedenle trafik kazaları bu saatte daha fazla olur. Vücut soğuğa çok hassastır, çabuk üşür. Fakat derimiz acıya karşı fazla hassas değildir.
03.00
Bedensel ve ruhsal olarak karanlık bir safhadır. Melatonin hormonunun salgılanması tembel ve kararsız yapar. İntihar edenlerin sayısı fazlalaşır.
04.00
Stres hormonundan enerji kazanırız. Enfarktus krizleri saat 04.00 ile 06.00 arasında özellikle fazladır. Çünkü kan basıncı oldukça yükselir, damarlar gerilir. Gebe kadınlar için de doğum yapma olasılığının en yüksek olduğu zamandır.
05.00
Bu saatte vücuttaki erkeklik hormonu salgılanması artar. Strese hormonun konsantrasyonu bizi faaliyete geçirmiştir. Bu hormon gündüz değerinin tam altı katına çıkar. Vücudumuz harekete geçer kaybolan enerji yeniden geri gelir. Artık yeni bir güne başlamak için hazırızdır.
biyologlar,doktorlar ve farmakologlar bu olağanüstü duruma kronobiyoloji adını veriyorlar.
06.00
Kortizon salgılamasıyla organizma uyanır. Bu uyanma vücut için kendini yavaş kalkmaya hazırlama işaretidir. Metabolizma hareketlenir ve o günün işleri için enerji ve protein hizmete hazır olur.
07.00
Vücut hâlâ zayıf bir safhadadır. Bu nedenle bu saatte spor yapmaktan kaçının. Çünkü kalbe ve dolaşıma gereksiz yüklenmiş olursunuz. Spor yerine güzel bir kahvaltı edin, çünkü sindirim organları bu saatte iyi çalışır. Karbonhidratlar bizim için yararlı olacak enerjiye çevrilir (Geceleri ise yağlar).
08.00
Bu saat cinsel yaşaminız için en iyi zamandır. Çünkü bezler fazla miktarda hormon salgılarlar. Romatizması olanlar uzuvlarındaki ağrıyı gün boyu daha kuvvetli hissederler. Sigara tiryakileri için de durum farklı değildir. Kahvaltı sigarası damarları her zamankinden daha fazla daraltır.
09.00
Vücudun dinç, kuvvetli olduğu saattir. Herhangi bir hastalık için iğne olacaksanız bu en doğru zamandır. İğnenin ateş ve şişme gibi yan etkileri ender olarak görülür, vücudumuz röntgen ışınlarına karşı daha dirençlidir.
10.00
Organizma şimdi faaliyete, harekete hazır durumdadır. Fazla enerjiktir, vücut en fazla ısısına ulaşmıştır, verimliliğimiz en üst düzeydedir. 'Kısa süre belleği' iyi durumdadır. İnsan dinamik olur. Fakat dikkat edilecek nokta şudur; saat 10.00 ile 12.00 arası enfarktüs olaylarına sık rastlanır.
11.00
Vücudumuzun tam formunda olduğu bir saattir. Kalp ve dolaşım o kadar zinde durumdadır ki yapılan muayenelerde kalpteki bir bozukluk gözden kaçabilir. Verimli olmaya programlanmışızdır. Hazır cevaptır ve özellikle hesap işleri, matematik ödevleri rahat ve iyi bir şekilde, zorlanmadan yapılabilir.
12.00
Vücudun dinlenmeye ihtiyacı vardır. Dikkat azalır ve insanı uyku basar. Midedeki asit miktarı fazlalaşır (Hatta birşey yemesek bile). Beyindeki kan akımı azalır. Çünkü kan sindirim organlarını desteklemesi için mide tarafından kullanılır. Öğle uykusu uyuyabilen kişilerde istatistiklere göre enfarktüse %30 oranında az rastlanır.
13.00
Vücut formdan bir hayli düşmüştür. Verimlilik gün ortalamasının %20 aşağısındadır. Bütün organlar en alt düzeyde çalışır, sadece safra öğle yemeğini hazmettirmek için faaliyettedir.
14.00
Kendimizi bitkin hissederiz. Çünkü tansiyon ve hormon düzeyi düşmüştür. Diş doktorundan korkan kişi doktora bu saatte randevu almalıdır. Çünkü bu saatte acıyı daha az hissederiz. Lokal anestezi uzun süre devam eder (30 dk.). Sabahları bu süre 12 dk., akşamları ise 19 dk.'dır.
15.00
Yeni işlere hazır olun enerjimiz geri gelmiştir, belleğimiz tam formundadır. İkinci kez verimliliğe yaklaşırız ama bu verimlilik sabahkinden azdır.
16.00
Spor faaliyetleri için en iyi saattir. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumdadır. Antrenmanlar için de en iyi zamandır. Asit önleyici ilaçların etkisi bu saatte çok iyidir.
17.00
Organların faaliyeti üst düzeydedir. Kuvvetimiz artar, oksijenin harcanması fazlalaşır. Böbrekler ve mesane özellikle çok çalışır. Tırnakların ve saçın en çabuk uzadığı zamandır. Fakat mide ülseri olan hastalar için durum kritiktir. Öğleden sonra geç saatlerde ve akşamın ilk saatlerinde midedeki asit miktarı fazlalaşır. Saat 17.00'ye doğru mide kanamasından dolayı hastaneye gelenlerin sayısı artar.
18.00
Akşam yemeği için iyi bir saattir. Pankreas bu saatte özellikle aktiftir.
19.00
Kan basıncı ve nabız genellikle bu saatte tembelleşir. Bu nedenle kan basıncı düşüren ilaçlar konusunda dikkatli olmalısınız, bu ilaçlar tehlikeli olabilirler. Sinir sistemi üzerinde etkili olan ilaçların tesiri de bu saatte fazladır.
20.00
Karaciğerdeki yağ düzeyi düşer ve kirli kan kalbe herzamankinden daha fazla akar. Alerjisi olanlar ve astımlılar ilaçlarını bu saatte almalıdırlar. Etkisi hemen görülür. Antibiyotiklerde az dozda alınsa bile etkileri en üst düzeyde olur.
21.00
Sindirim organlarının günlük görevi sona ermiştir. Davetleri sevenler dikkatli olmalıdırlar. Gelen herşey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır ve bu durum tehlikelidir. Kalan yemekler barsak sahasındaki mukozaya hücum ederler. O yüzden bu saatte özellikle kilolu olanlar yemek konusunda dikkatli davranmalıdırlar.
22.00
Bu saatte vücudumuzun polisi akyuvarlar özellikle aktiftirler. Dozu azaltılması gereken ilaçlar için bu çok elverişli bir saattir. Bu ilaçlar yanlış zamanda alındığı takdirde enfeksiyon tehlikesi fazlalaşır. Sigara içenler de son sigaralarını içmelidirler Çünkü bu saatten sonra vücut nikotin gibi zehirleri daha zor atar.
23.00
Organizma gün boyunca aktif bir şekilde faaliyet gösteren strese hormonunun salgılamasını durdurur. Bu saatte sakinleşiriz, rahatlarız, gevşeriz. Tam dinlenme saatidir. Metabolizmanın faaliyeti en alt düzeydedir. Tansiyon, kalbin atımı ve vücut ısısı düşer. Gebelerde doğum sancıları çoğunlukla bu saatte olur. Çünkü sancıya neden olan gebelik hormonlarının salgılanması üst düzeydedir.
24.00
Uyuduğumuz sırada deri hücreleri durmadan çalışır, gündüz olduğundan daha sık bölünürler. İlk rüya safhası başlar, yarım saat içinde rüya görmeye başlarız.
01.00
Verimliliğimiz en alt düzeydedir. Bu saatte hâlâ çalışanlar hata yaparlar, dikkat son derece azalır. Çünkü vücut kendini uyumaya programlamıştır, kısa zamanda en derin uykuya dalınır.
02.00
Araba kullananlar bu saatte çok dikkatli olmalıdırlar. Çünkü görme zayıflar, tepkiler yavaşlar. Bu nedenle trafik kazaları bu saatte daha fazla olur. Vücut soğuğa çok hassastır, çabuk üşür. Fakat derimiz acıya karşı fazla hassas değildir.
03.00
Bedensel ve ruhsal olarak karanlık bir safhadır. Melatonin hormonunun salgılanması tembel ve kararsız yapar. İntihar edenlerin sayısı fazlalaşır.
04.00
Stres hormonundan enerji kazanırız. Enfarktus krizleri saat 04.00 ile 06.00 arasında özellikle fazladır. Çünkü kan basıncı oldukça yükselir, damarlar gerilir. Gebe kadınlar için de doğum yapma olasılığının en yüksek olduğu zamandır.
05.00
Bu saatte vücuttaki erkeklik hormonu salgılanması artar. Strese hormonun konsantrasyonu bizi faaliyete geçirmiştir. Bu hormon gündüz değerinin tam altı katına çıkar. Vücudumuz harekete geçer kaybolan enerji yeniden geri gelir. Artık yeni bir güne başlamak için hazırızdır.
Air France Avrupa'da bir ilke imza atiyor.
Air France Fransiz hava yollari Avrupa kitasi icin bir ilke imza atarak seferlerinde sinirli(noktasiz) bir cep telefonu kullanimina izin veriyor.
Yolcular, bazi ucus hatlarinda, kisa mesaj gonderebilecek ve alabilecekler; eger telefonlari uyumlu ise internet uzerinden maillerine ulasarak mail alip gonderebilecekler.
Baslangicta yolcular sesli telefon gorusmesi yapamayacaklar; burada soz konusu olan durum konusmalardan diger yolcularin rahatsiz olabilecekleri endisesi.
Nasil gerceklestirecegini aciklamamakla birlikte Air France uc ay icinde yolcularin konforundan odun vermeden sesli telefon konusmalarina da baslanacagini acikladi.
Ucus sirasinda yapilacak iletisim icin ucak icinde bir baz istasyonu bilgileri uyduya aktariyor; uydudan yer istasyonuna giden bilgiler telefon sistemine aktariliyor. Bu hizmet Airbus firmasinin da sahipleri icinde bulundugu Onair firmasi tarafindan saglaniyor.
Cep telefonlarini kullanmak isteyen yolcular milletlerarasi arama yaparmis gibi ucretlendirilecekler, ama ucretlendirme konusu henuz tam bir acikliga kavusmadi.
Ucaklarda ne zaman cep telefonlarini kullanmanin serbest oldugunu gosteren isikli bir ikaz sistemi var. Ucak 10.000 feet uzerine ciktiginda yolcular ceplerini kullanabilecekler.
Servisin nasil kullanilacagini gosteren bir kilavuz bastirilarak yolcu koltuklarina konacak. Yolcular servisi kullandiktan sonra buraya memnuniyetlerini, sikayetlerini, isteklerini veya onerilerini yazabilecekler. Air France 6 aylik bir deneme doneminden sonra sistemi tum seferlerine yayginlastirmayi dusunuyor.
Yolcular, bazi ucus hatlarinda, kisa mesaj gonderebilecek ve alabilecekler; eger telefonlari uyumlu ise internet uzerinden maillerine ulasarak mail alip gonderebilecekler.
Baslangicta yolcular sesli telefon gorusmesi yapamayacaklar; burada soz konusu olan durum konusmalardan diger yolcularin rahatsiz olabilecekleri endisesi.
Nasil gerceklestirecegini aciklamamakla birlikte Air France uc ay icinde yolcularin konforundan odun vermeden sesli telefon konusmalarina da baslanacagini acikladi.
Ucus sirasinda yapilacak iletisim icin ucak icinde bir baz istasyonu bilgileri uyduya aktariyor; uydudan yer istasyonuna giden bilgiler telefon sistemine aktariliyor. Bu hizmet Airbus firmasinin da sahipleri icinde bulundugu Onair firmasi tarafindan saglaniyor.
Cep telefonlarini kullanmak isteyen yolcular milletlerarasi arama yaparmis gibi ucretlendirilecekler, ama ucretlendirme konusu henuz tam bir acikliga kavusmadi.
Ucaklarda ne zaman cep telefonlarini kullanmanin serbest oldugunu gosteren isikli bir ikaz sistemi var. Ucak 10.000 feet uzerine ciktiginda yolcular ceplerini kullanabilecekler.
Servisin nasil kullanilacagini gosteren bir kilavuz bastirilarak yolcu koltuklarina konacak. Yolcular servisi kullandiktan sonra buraya memnuniyetlerini, sikayetlerini, isteklerini veya onerilerini yazabilecekler. Air France 6 aylik bir deneme doneminden sonra sistemi tum seferlerine yayginlastirmayi dusunuyor.
Etiketler:
cep telefonu,
internet,
kisa mesaj,
mail,
sefer,
ucak
Arac muayene ucretleri hakkinda
Degerli dostlar,
2008 yilinda arac muayenesinde tahsil edilecek harclar konusunda gelir idaresi tarafindan bir sirkuler yayinlandi; sirkulere ulasmak icin sadece tiklayin:
http://www.gib.gov.tr/index.php?id=1079&uid=c331GJHLUmOAHNnA&type=sirkuler
Iyi seneler.
2008 yilinda arac muayenesinde tahsil edilecek harclar konusunda gelir idaresi tarafindan bir sirkuler yayinlandi; sirkulere ulasmak icin sadece tiklayin:
http://www.gib.gov.tr/index.php?id=1079&uid=c331GJHLUmOAHNnA&type=sirkuler
Iyi seneler.
25 Aralık 2007 Salı
Beyin Sagligi Icin

Yasantinizin kontrol ve yonetim merkezidir. Yaptiginiz her sey onun kontrolundedir. Nasil hissettiginizi, davranislarinizi, dusuncelerinizi, ne tip bir insan oldugunuzu hep o belirler. Beyniniz. Dusunebileceginiz beceri ve buyuklukten daha ustun ozellikleri vardir. Son yillarda yapilan PET, SRECT, fMRI ve QEEG ile ilgili bilimsel calismalar, beyin yapisi ve calismasi hakkinda daha dogru bilgilere sahip olmamizi saglamistir. Alkol, madde bagimliligi, sigara, fazla kahve tuketimi ve gereksiz ilac kullanimi, beyin kan akimini olumsuz yonde etkiledigi bildirilmistir. Ornegin sigarada bulunan nikotin, beynin dikkat, sabir, yargilama gibi ozelliklere sahip frontal (alin) bolgesini uyarmakta ve nikotin kanda oldugu sure icinde dikkati ve sabri artirmaktadir. Ancak bu arada frontal alana olan kan akimi azalmaktadir. Bu bolgenin ihtiyaci olan oksijen ve sekerin ulasmasi onlenmektedir. Sigara icimi bittiginde uyari ortadan kalkmakta , sabir, dikkat gibi ozellikler zayiflamakta ve asil onemlisi o bolgenin beslenememesi sonucu yapisi ve calisma duzeni bozulmaktadir. UCLA'da yapilan bir calisma, kokain kullananlarin kullanmayanlara gore beyin kanlanmasinda %23 oraninda azalma oldugu, sigara kullananlarda ise bu oranin %45 oldugu bildirilmistir. Esrar kullananlarda bu oran temporal (sakak) bolgesi icin %85'dir. Kahvede bulunan kafein ise beyin damarlarinin kasilmasi ve sonucta buzulmesine yol acarak kan akimini azaltir. Bir fincan kahvenin tabiki bu denli zarari yoktur ama asiri kahve, cay, kola ve hatta soda tuketimide bu sonuca yolacabilir. Azi yarar, ortasi karar, cogu zarar sozu bu gidalar icin cok gecerlidir.
Beyin'e toksIk olan bu maddelerden sonra faydali olan besinlere bakalim. Proteinler, kompleks karbonhidratlar, omega 3 balik yagi, badem, ceviz, zeytinyagi. Kahvaltida protein alinmalidir. Yumurta, salam gibi.. Hafif karbonhidratlardan uzak durulmalidir, sekerli yiyecekler, patates, simit vb.. Gun icinde bir kez multivitamin ve mineral tabletleri alinmalidir. Yesillik her sofrada olmalidir. Balik, ozellikle soguk suda yasayan buyuk baliklar tercih edilmelidir, somon ve ton baligi (cicek yagi icinde konserve olanlar yerine sade yada zeytinyagli olanlari tercih edin). Bu baliklarin hem omega 3 icerigi fazla hemde toksIk icerigi en azdir. (Her deniz urununde toksIk icerik az da olsa vardir. Denizlerimizde olan baliklarin toksIk icerigi soguk deniz baliklarina gore daha fazladir)
Ogle yemegi menunuzden hafif karbonhidratli gidalari ( ekmek, makarna, pirinc, sekerli besinler, patates) cikartirsaniz ogleden sonra zihninizin daha acik, enerjik ve zinde olacagini farkedersiniz. Karbonhidrat agirlikli beslenen insanlar daha cok duygulariyla hareket ederler, daha tembel, karar verme yetenegi daha az olurlar.
Dusunce biciminiz beyninizin calismasina, karar verme yeteneginize, dikkatinize yon verir. Olumsuz, sizi sinirlendiren bir olayi bir an once unutmaya calisin. Cunku, depresyon ve anksiyete zemininin en iyi yaraticilaridir. Bir de sorun olan konuyu unutmayip surekli beyninizde tekrar ederseniz hastaliklara davetiye cikarmis olabilirsiniz.
Hic kimse bir baskasinin dusuncelerini okuyamaz. Bu nedenle anlamli bakislardan rahatsiz olup beyninizi yormayin.
Gelecekle ilgili olumsuz dusunce, olumlu olacaklarin engelidir. Falciligi birakin.
Bir istediginiz gerceklesmesse ondan sonrakilerde gerceklesmeyecek anlamina gelmez. Asla, kesinlikle, herzaman, herkes gibi kesin yargi ve genellemelerden uzak durun.
Sucluluk duygusundan hemen kurtulun. Cunku yapacaginiz iyi seyleri engeller.
Kotu yonlerinizi bir kagida yazin ve onlari ezberleyin. Sizi etkileyecek dusuncenizden ve davranisinizdan once hatirlayin ve yapmamaya calisin.
Okuyun, ogrenin, bilgi acligini hep hissedin cunku her ogrenilen yeni bilgi beyindeki multimilyarlarca baglantiya yeni binler ekleyip cogalacak ve beyninizin, alternatif yol bulma olasiligi artacagindan, bozulmalara karsi direncini guclendirecektir. Ogrenme beyin kan akimini da artirir. Ogrenen degil ogrenmeyen beyin unutur.
Bir gazetede yurt disinda bir hekim ile ortak yazilar yazan meslektasimin makalesini okudum. 'Gereksiz bilgileri beyninizden atin' diyordu. Bilginin gereksizi olmaz. Onemli olan uygun yerde kullanabilmektir. Bunun icinde saglikli beyin gerekir. Beyniniz dogru calismiyorsa gerekli bilgi bile size fazla gelebilir.
Beyin vucudunuzu kontrol eder. Kolunuzu kaldirir, yurutur sizi yada aglatir. Damarlarinizi genisletip kasarak kan basincinizi (tansiyon) kontrol eder. Sizi karsi cinse yakinlastirir cunku sevismeye ihtiyaci vardir. Duzenli seks kadinlarda duzenli regl olmasina yardimci olur. Menapozu geciktirir. Ostrojen duzeyini artirir, yaslanmayi geciktirir. Ostrojen duzeyi dusuklugu beyin aktivitesini azaltir, hafizayi zayiflatir (UCLA yayini). Sonucta duzenli sex beyin icin iyidir. Tum bunlar duygusallik icinde yasanan cinsellik icin gecerlidir. Erkekler icin tatmin olmanin limbik sistem (duygularimizi kontrol eden en eski ve temel beyin bolumu) uzerinde faydasi oldugu bilinmektedir. Bu bulgular neden kadinlarda depresyon ve anksiyete bozukluklarinin daha sIk goruldugunu aciklar mi?
Rahat beden, acik zihin. Amacimiz bu muhtesem ikiliyi elde etmek ve tutmak olmalidir. Bunun icin oncelikle diyaframatik solunumu ogrenmemiz ve surekli uygulamamiz gerekiyor. Dakikada 6 nefes alacagiz. 5 saniyede ayni ve yavas hizda nefes alin ve 5 saniyede ayni ve yavas hizda verin. Egitim icin yere uzanin, gobeginizin uzerine kitap koyun ve nefesinizi anlatilan bicimde alip verin. Kitabin hareketini takip edin. Bu egzesizi gunluk hayatinizda her firsatta uygulayin.Bu sekilde nefes alip verebilen insanin gergin olmasi pek mumkun degildir.
Muzik, temporal lobun duzenli calismasina yardimci olur. 12 genc, 3 degisIk muzik tipi esliginde hafiza oyunu oynarken rap ve rock dinleyenler en zayif puan, klasIk muzik dinleyenler muzik dinlemeyenlere gore daha iyi puan almislar. Kaliforniya Universitesinde yapilan bir baska calismada Mozartin 2 piano icin sonatini dinleyen kisilerin gorsel zeka puanlarinin diger turleri dinleyenlere gore %10 daha fazla arttigi gosterilmis.
Televizyon izlemek beyni tembellestirir. Zaten cok TV izlemek tembellerin isidir. (Kisir dongu)
Beyin icin spor, bedeni yorgunluk ile birlikte, ayni anda beyni calistiran ozelligi de olmalidir. Bu nedenle beyin icin ideal spor masa tenisidir. Surekli dikkatin verilmesi gerektigi ender spor dallarindan biridir.
Menapoz ile ostrojen-kadinlik hormonu- duzeyi kanda azalir ve buna bagli yakinmalar ortaya cikar. Beyniniz ne kadar direncli ise yakinmalar da okadar az olacaktir. Menapoz tedavisinde ? amac beden direncini arttirmak olmalidir. (menapoz dogal bir olay, o nedenle tedavisi de anlamsiz) Halen tedavi amacli kalsiyum ve D vitaminli ilaclar yerine yuruyus ve gunes banyosu yeterlidir. Cunku almamiz gereken kalsiyum miktari gunluk 600 mg duzeyindedir ve gunluk besinlerden zaten bu miktar aliniyor. Besinlerle alinan kalsiyumun gunesten saglanan d vitamini ile etkin hale gelmesi yeterlidir. Ilaclarla alinan ve dogal olmayan kalsiyum damar, goz, kalp, bobrek gibi organlarda birikir ve dokunun calismasini bozar. Ostrojeni dogal olarak keten tohumundan alabilirsiniz. Taze tohumu ogutun, gunde 3 kez 1 tatli kasigi yutun. Bir kac gunluk alimi bir ise yaramaz, be nedenle sabirla uzun sure kullanin.
Dogadan ve dogal olandan uzaklastikca hastaliklar da artiyor. Basit ornegi hayvanlardir. Vucudun calisma ozellikleri acisindan insan ve omurgali hayvanlar arasinda bir fark yoktur. Dogal yasamlarinda hayvanlar insanlarda gorulen hastaliklara yakalanmazlar. Ancak insanlar tarafindan gelistirilen deney ortamina alinip dogal olandan ayrilirlarsa, insanlar gibi hasta olduklari gorulur. Bu nedenle besinleriniz olabildigince dogal olsun. Ornegin, patates dogada kabugu ile birlikte cig halde bulunur. Kabugunda sindirimine yarayacak vitaminler ve eser elementler bulunur. Kabugunu soyup yagda pisirirsek dogal ozellikleri kaybolur. Bu nedenle patates olabildigince az islenerek yenmelidir. Mumkun ise kabugunu soymadan, yag yerine suda pisirerek yiyin. Dogal yenmeyen besin maddeleri "sadece besleyici ozelligi kayboluyor" diye dusunmeyin. Vucudun giris kapisi sindirim sistemi ve akcigerdir. Buralardan vucuda giren her sey onemlidir. Yagli ve kabuksuz yenen patates sindirimi icin gerekli olan maddeleri kaybettiginden, bunlari vucudun diger bolumlerinden calar. Bu durum patatesle birlikte diger dogal olmayan besinlerle sureklilik gosterirse, hastaliklara iyi bir zemin ya da hastaliklarin ortaya cikisi ile sonlanir.
Hipertansiyon-tansiyon yuksekligi nedeni allostazdir. Dogal tedavisi icin gunde 2 adet muz yiyin. Muz yiyemiyorsaniz potasyumlu diger gidalara agirlik verin ( portakal suyu, patates, avakado, kayisi ve salgam).
Damar yapisini koruyan en onemli madde C vitaminidir. Damar sertligi, kalp krizi, beyin krizi (felc) ve diger damar hastaliklarindan korunmanin dogal yoludur. Ancak vucuda alindiktan sonraki etki suresi cok kisadir. Bu nedenle olabildigince sIk alinmasi gerekir. Gunde 5-6 kez 1 cay bardagi taze sIkilmis limon suyu icmek damar tikanmalarini onler, enfeksiyonlara direnci arttirir. Beyin ve kalp damar hastalarina siddetle oneririm.
Ogun aralarinda, acikinca badem, ceviz ve meyve yiyin. Biskuvi vb.. dogal olmayan rafine gidalardan uzak durun.
Gidalardan alinan kalsiyum, sanilanin aksine, oldugundan daha fazladir. Onemli olan alinan kalsiyumun vucut tarafindan dengeli bicimde kullanilmasini saglamaktir. Vucudun calisma dengesi bozuldugunda (allostaz) kalsiyum kullanimi da bozulur. bu nedenle fazla alinan kalsiyum vucutta birikir. Kalsiyumu en iyi dengeleyen madde magnezyumdur. Besinlerle alinan kalsiyum-magnezyum oraninin esit olmasi, fazla kalsiyum birikimini onleyecektir. Pet sise sularinin sertligini azaltmak amaciyla icerigindeki magnezyum orani azaltilir. Bu hatadir. Ictiginiz pet sularin uzerini kontrol ediniz. Kalsiyum magnezyum degerleri esit olan (ya da en yakin) sulari tercih ediniz.
Kara uzum cekirdeginin beyin on bolge duyarliligini azaltmada onemli etkisi vardir. Taze olarak gunluk oguttugunuz cekirdekleri bir miktar su ile gunde 3 kez 1 tatli kasigi yutun.
Elimde olsaydi Turkiyedeki 21 yas alti tum cocuklara kara uzum cekirdegi ile omega III dagitirdim.
24 Aralık 2007 Pazartesi
Wi-Fi arama tisortu
Bu yeni ve cok ozel tisort sayesinde 802.11b/g yayini yakinina geldiginizde tisortun gogus kisminda bulunan logo yaniyor. Tisortte 3 adet pil bulunuyor. Gogus kismindaki logo yikama icin sokulebiliyor. Bu tisort size networkun ismini veya sifreli olup olmadigini soylemiyor ama en azindan size orada bir Wi-Fi yayin bulundugunu haber veriyor. Tisortun fiyati simdilik 30$.
Bir diger haber de Amerika'da bazi havayollarinin ucaklarinda Wi-Fi erisim hizmetini saglamalari hususunda. JetBlue havayollari 11 Aralik itibariyla bu hizmeti vermeye basladi, ancak onlarin verdigi hizmet sadece Yahoo!mail, Yahoo Messenger ve Blackberry mail erisimi ile sinirli, diger bir deyisle web erisimi yok.
Virgin, Alaska ve American havayollari ise komple bir erisim hedefliyorlar fakat henuz su anda bir tesebbus yok. 2008 in ikinci ceyreginde her ucunun de en az bir ucaklarinda Wi-Fi saglanmis olacak ve eger iyi netice alinirsa 2009 sonuna kadar sistem butun ucaklara yerlestirilecek.
JetBlue'nun aksine diger havayollari bu hizmet icin ekstra bir ucretlendirme talep edebilir. Bu bilet fiyatina +10$ seklinde yansiyabilir.
Ayrica Skype ve benzerleri gibi VoIp hizmetlerinin de kisitlanip kisitlanmayacagi henuz tartisiliyor.
Kisacasi onumuzdeki yillarda yerden 10.000 metre yuksekte bile maillerimizi acip okuyabilecek ve cevaplandirabilecegiz. Yasasin teknoloji.
21 Aralık 2007 Cuma
FENERBAHCE'NIN RAKIBI BELLI OLDU: SEVILLA
Bugun Isvicre'de cekilen kuralar sonucu Fenerbahce'mizin rakibi Sevilla oldu. Su anda Ispanya liginde son puan durumu:
PT. PJ.
5 Espanyol 30 16
6 Racing 26 16
7 Valencia 25 16
8 Mallorca 21 16
9 Sevilla 20 16
10 Zaragoza 20 16
11 Almeria 19 16
12Recreativo 19 16
Asagida Sevilla'nin resmi internet sitesindeki bilgileri ispanyolca okuyabilirsiniz.
EL FENERBAHÇE, RIVAL DEL SEVILLA EN LOS OCTAVOS DE LA CHAMPIONS
Viernes, 21 de diciembre de 2007
El Fenerbahçe es el rival del Sevilla en los octavos de final de la UEFA Champions League, tras el sorteo celebrado en Nyon (Suiza). La ida se disputará en Fenerbahçe Sükrü Saracoglu, un infierno con capacidad para más de 50.000 espectadores, el 20 de febrero y la vuelta en el Sánchez Pizjuán el 4 de marzo de 2008.
El resto de emparejamientos es Celtic-Barcelona, Olympique Lyon-Manchester United, Schalke 04-Oporto, Liverpool-Inter Milán, Roma-Real Madrid, Arsenal-Milan y Olympiakos-Chelsea.
En duelo de eliminatoria, se encuentra el Sevilla a un equipo turco 27 años después, porque hace dos temporadas se midió al Besiktas en la fase de liguilla de la Copa de la UEFA. El Fenerbahçe es el actual campeón de la Liga de aquel país y ha hecho historia consiguiendo meterse por primera vez en octavos de final.
Al mando del Fenerbahçe está Arthur Antunes Coimbra, más conocido como Zico. El que fuera mejor futbolista brasileño de los ochenta es en la actualidad un entrenador de éxito en Turquía. En su primera campaña hizo campeón a los ‘canarios amarillos' y en ésta ha hecho la machada completando una fase de grupos brillantísima en Liga de Campeones y logrando un histórico pase a octavos de final. En casa ha ganado sus tres compromisos, incluso al Inter de Milán, y fuera aunque no ha logrado ninguna victoria, sólo ha hincado la rodilla en San Siro.
EL FENERBAHÇE, RIVAL DEL SEVILLA EN LOS OCTAVOS DE LA CHAMPIONS
Viernes, 21 de diciembre de 2007
El Fenerbahçe es el rival del Sevilla en los octavos de final de la UEFA Champions League, tras el sorteo celebrado en Nyon (Suiza). La ida se disputará en Fenerbahçe Sükrü Saracoglu, un infierno con capacidad para más de 50.000 espectadores, el 20 de febrero y la vuelta en el Sánchez Pizjuán el 4 de marzo de 2008.
El resto de emparejamientos es Celtic-Barcelona, Olympique Lyon-Manchester United, Schalke 04-Oporto, Liverpool-Inter Milán, Roma-Real Madrid, Arsenal-Milan y Olympiakos-Chelsea.
En duelo de eliminatoria, se encuentra el Sevilla a un equipo turco 27 años después, porque hace dos temporadas se midió al Besiktas en la fase de liguilla de la Copa de la UEFA. El Fenerbahçe es el actual campeón de la Liga de aquel país y ha hecho historia consiguiendo meterse por primera vez en octavos de final.
Al mando del Fenerbahçe está Arthur Antunes Coimbra, más conocido como Zico. El que fuera mejor futbolista brasileño de los ochenta es en la actualidad un entrenador de éxito en Turquía. En su primera campaña hizo campeón a los ‘canarios amarillos' y en ésta ha hecho la machada completando una fase de grupos brillantísima en Liga de Campeones y logrando un histórico pase a octavos de final. En casa ha ganado sus tres compromisos, incluso al Inter de Milán, y fuera aunque no ha logrado ninguna victoria, sólo ha hincado la rodilla en San Siro.
EL FENERBAHÇE, RIVAL DEL SEVILLA EN LOS OCTAVOS DE LA CHAMPIONS
Viernes, 21 de diciembre de 2007
El Fenerbahçe es el rival del Sevilla en los octavos de final de la UEFA Champions League, tras el sorteo celebrado en Nyon (Suiza). La ida se disputará en Fenerbahçe Sükrü Saracoglu, un infierno con capacidad para más de 50.000 espectadores, el 20 de febrero y la vuelta en el Sánchez Pizjuán el 4 de marzo de 2008.
El resto de emparejamientos es Celtic-Barcelona, Olympique Lyon-Manchester United, Schalke 04-Oporto, Liverpool-Inter Milán, Roma-Real Madrid, Arsenal-Milan y Olympiakos-Chelsea.
En duelo de eliminatoria, se encuentra el Sevilla a un equipo turco 27 años después, porque hace dos temporadas se midió al Besiktas en la fase de liguilla de la Copa de la UEFA. El Fenerbahçe es el actual campeón de la Liga de aquel país y ha hecho historia consiguiendo meterse por primera vez en octavos de final.
Al mando del Fenerbahçe está Arthur Antunes Coimbra, más conocido como Zico. El que fuera mejor futbolista brasileño de los ochenta es en la actualidad un entrenador de éxito en Turquía. En su primera campaña hizo campeón a los ‘canarios amarillos' y en ésta ha hecho la machada completando una fase de grupos brillantísima en Liga de Campeones y logrando un histórico pase a octavos de final. En casa ha ganado sus tres compromisos, incluso al Inter de Milán, y fuera aunque no ha logrado ninguna victoria, sólo ha hincado la rodilla en San Siro.
En este equipo sobresale sin lugar a dudas el centrocampista brasileño Alex. Ésta es su cuarta temporada en el Fenerbahçe y en todo este tiempo ha cuajado sensacionales actuaciones, marcando además una gran cantidad de goles. Es el puntal de los turcos, aunque también tienen dos delanteros a tener muy en cuenta, su máximo goleador, Semih Sentürk, que ha hecho en Liga nueve dianas en doce encuentros, y el también brasileño Deivid, cuyas actuaciones en Liga de Campeones han sido determinantes.
En cualquier caso, la línea más fuerte del Fenerbahçe está en la defensa. Dispone de dos defensas de garantías. Por un lado tenemos a Diego Lugano, central internacional uruguayo de gran cartel y excelente defensor, que además tiene llegada. Edu Dracena, brasileño, es otro jugador importante, aunque en la zaga el nombre de mayor postín es el de Roberto Carlos, titular indiscutible, que vive una segunda juventud en Estambul.
Otra de las caras conocidas del fútbol español es la del serbio Mateja Kezman, que sigue con la pólvora mojada y no ha podido recuperar el gol que comenzó a perder en Inglaterra cuando fichó por el Chelsea. En esta campaña es suplente y sólo suma un tanto. No podemos olvidarnos tampoco de de Marco Aurelio, otro brasileño más, aunque éste nacionalizdo turco, que es el eje sobre el que gira este equipo, ni tampoco al portero internacional Demirel, que ofrece un buen nivel.
Algunos de sus brasileños se han nacionalizado turcos e, incluso, han debutado con la selección: el centrocampista zurdo Gokçet Vederson y el versátil volante Mehmet Aurelio.
El Fenerbahçe es un club con tradición cosmopolita por el que han pasado en los últimos años gente del nivel del burrito Ortega, Anelka o Revivo.
Son excelentes argumentos los del equipo turco, que sobre todo se hacen fuerte en su estadio. La clave en esta eliminatoria está en salir vivos de Fenerbahce, barrio de la parte asiática de Estambul, del que toma nombre el conjunto con más títulos de liga turca, pero que en cambio a diferencia de su eterno rival, el Galatasaray, en Europa apenas ha firmado páginas a destacar. Sin ir más lejos, los ‘canarios amarillos' no jugaban competición europea después del parón invernal desde 1967. Ése será el gran punto a favor de los de Zico, la tremenda motivación que tendrán para intentar hacer una gesta histórica.
PT. PJ.
5 Espanyol 30 16
6 Racing 26 16
7 Valencia 25 16
8 Mallorca 21 16
9 Sevilla 20 16
10 Zaragoza 20 16
11 Almeria 19 16
12Recreativo 19 16
Asagida Sevilla'nin resmi internet sitesindeki bilgileri ispanyolca okuyabilirsiniz.
EL FENERBAHÇE, RIVAL DEL SEVILLA EN LOS OCTAVOS DE LA CHAMPIONS
Viernes, 21 de diciembre de 2007
El Fenerbahçe es el rival del Sevilla en los octavos de final de la UEFA Champions League, tras el sorteo celebrado en Nyon (Suiza). La ida se disputará en Fenerbahçe Sükrü Saracoglu, un infierno con capacidad para más de 50.000 espectadores, el 20 de febrero y la vuelta en el Sánchez Pizjuán el 4 de marzo de 2008.
El resto de emparejamientos es Celtic-Barcelona, Olympique Lyon-Manchester United, Schalke 04-Oporto, Liverpool-Inter Milán, Roma-Real Madrid, Arsenal-Milan y Olympiakos-Chelsea.
En duelo de eliminatoria, se encuentra el Sevilla a un equipo turco 27 años después, porque hace dos temporadas se midió al Besiktas en la fase de liguilla de la Copa de la UEFA. El Fenerbahçe es el actual campeón de la Liga de aquel país y ha hecho historia consiguiendo meterse por primera vez en octavos de final.
Al mando del Fenerbahçe está Arthur Antunes Coimbra, más conocido como Zico. El que fuera mejor futbolista brasileño de los ochenta es en la actualidad un entrenador de éxito en Turquía. En su primera campaña hizo campeón a los ‘canarios amarillos' y en ésta ha hecho la machada completando una fase de grupos brillantísima en Liga de Campeones y logrando un histórico pase a octavos de final. En casa ha ganado sus tres compromisos, incluso al Inter de Milán, y fuera aunque no ha logrado ninguna victoria, sólo ha hincado la rodilla en San Siro.
EL FENERBAHÇE, RIVAL DEL SEVILLA EN LOS OCTAVOS DE LA CHAMPIONS
Viernes, 21 de diciembre de 2007
El Fenerbahçe es el rival del Sevilla en los octavos de final de la UEFA Champions League, tras el sorteo celebrado en Nyon (Suiza). La ida se disputará en Fenerbahçe Sükrü Saracoglu, un infierno con capacidad para más de 50.000 espectadores, el 20 de febrero y la vuelta en el Sánchez Pizjuán el 4 de marzo de 2008.
El resto de emparejamientos es Celtic-Barcelona, Olympique Lyon-Manchester United, Schalke 04-Oporto, Liverpool-Inter Milán, Roma-Real Madrid, Arsenal-Milan y Olympiakos-Chelsea.
En duelo de eliminatoria, se encuentra el Sevilla a un equipo turco 27 años después, porque hace dos temporadas se midió al Besiktas en la fase de liguilla de la Copa de la UEFA. El Fenerbahçe es el actual campeón de la Liga de aquel país y ha hecho historia consiguiendo meterse por primera vez en octavos de final.
Al mando del Fenerbahçe está Arthur Antunes Coimbra, más conocido como Zico. El que fuera mejor futbolista brasileño de los ochenta es en la actualidad un entrenador de éxito en Turquía. En su primera campaña hizo campeón a los ‘canarios amarillos' y en ésta ha hecho la machada completando una fase de grupos brillantísima en Liga de Campeones y logrando un histórico pase a octavos de final. En casa ha ganado sus tres compromisos, incluso al Inter de Milán, y fuera aunque no ha logrado ninguna victoria, sólo ha hincado la rodilla en San Siro.
EL FENERBAHÇE, RIVAL DEL SEVILLA EN LOS OCTAVOS DE LA CHAMPIONS
Viernes, 21 de diciembre de 2007
El Fenerbahçe es el rival del Sevilla en los octavos de final de la UEFA Champions League, tras el sorteo celebrado en Nyon (Suiza). La ida se disputará en Fenerbahçe Sükrü Saracoglu, un infierno con capacidad para más de 50.000 espectadores, el 20 de febrero y la vuelta en el Sánchez Pizjuán el 4 de marzo de 2008.
El resto de emparejamientos es Celtic-Barcelona, Olympique Lyon-Manchester United, Schalke 04-Oporto, Liverpool-Inter Milán, Roma-Real Madrid, Arsenal-Milan y Olympiakos-Chelsea.
En duelo de eliminatoria, se encuentra el Sevilla a un equipo turco 27 años después, porque hace dos temporadas se midió al Besiktas en la fase de liguilla de la Copa de la UEFA. El Fenerbahçe es el actual campeón de la Liga de aquel país y ha hecho historia consiguiendo meterse por primera vez en octavos de final.
Al mando del Fenerbahçe está Arthur Antunes Coimbra, más conocido como Zico. El que fuera mejor futbolista brasileño de los ochenta es en la actualidad un entrenador de éxito en Turquía. En su primera campaña hizo campeón a los ‘canarios amarillos' y en ésta ha hecho la machada completando una fase de grupos brillantísima en Liga de Campeones y logrando un histórico pase a octavos de final. En casa ha ganado sus tres compromisos, incluso al Inter de Milán, y fuera aunque no ha logrado ninguna victoria, sólo ha hincado la rodilla en San Siro.
En este equipo sobresale sin lugar a dudas el centrocampista brasileño Alex. Ésta es su cuarta temporada en el Fenerbahçe y en todo este tiempo ha cuajado sensacionales actuaciones, marcando además una gran cantidad de goles. Es el puntal de los turcos, aunque también tienen dos delanteros a tener muy en cuenta, su máximo goleador, Semih Sentürk, que ha hecho en Liga nueve dianas en doce encuentros, y el también brasileño Deivid, cuyas actuaciones en Liga de Campeones han sido determinantes.
En cualquier caso, la línea más fuerte del Fenerbahçe está en la defensa. Dispone de dos defensas de garantías. Por un lado tenemos a Diego Lugano, central internacional uruguayo de gran cartel y excelente defensor, que además tiene llegada. Edu Dracena, brasileño, es otro jugador importante, aunque en la zaga el nombre de mayor postín es el de Roberto Carlos, titular indiscutible, que vive una segunda juventud en Estambul.
Otra de las caras conocidas del fútbol español es la del serbio Mateja Kezman, que sigue con la pólvora mojada y no ha podido recuperar el gol que comenzó a perder en Inglaterra cuando fichó por el Chelsea. En esta campaña es suplente y sólo suma un tanto. No podemos olvidarnos tampoco de de Marco Aurelio, otro brasileño más, aunque éste nacionalizdo turco, que es el eje sobre el que gira este equipo, ni tampoco al portero internacional Demirel, que ofrece un buen nivel.
Algunos de sus brasileños se han nacionalizado turcos e, incluso, han debutado con la selección: el centrocampista zurdo Gokçet Vederson y el versátil volante Mehmet Aurelio.
El Fenerbahçe es un club con tradición cosmopolita por el que han pasado en los últimos años gente del nivel del burrito Ortega, Anelka o Revivo.
Son excelentes argumentos los del equipo turco, que sobre todo se hacen fuerte en su estadio. La clave en esta eliminatoria está en salir vivos de Fenerbahce, barrio de la parte asiática de Estambul, del que toma nombre el conjunto con más títulos de liga turca, pero que en cambio a diferencia de su eterno rival, el Galatasaray, en Europa apenas ha firmado páginas a destacar. Sin ir más lejos, los ‘canarios amarillos' no jugaban competición europea después del parón invernal desde 1967. Ése será el gran punto a favor de los de Zico, la tremenda motivación que tendrán para intentar hacer una gesta histórica.
19 Aralık 2007 Çarşamba
14 Aralık 2007 Cuma
Taksi ucretlerine zam!!!
İstanbul’da taksi ücretlerine zam yapıldı.
14 Aralık 2007 Cuma 16:18
İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Semih Kaçanoğlu, yaptığı açıklamada, günden güne büyüyen şehirde 24 saat hizmet veren taksici esnafının "son dönemlerde büyük sıkıntılar çektiğini" söyledi.
Trafiğin günün her saatinde yoğun olduğunu, esnafın mazot ve LPG giderlerinin de artmasıyla işlerinin yarı yarıya düştüğünü anlatan Kaçanoğlu, İstanbul Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) 9 Kasım 2006 tarihinde verdiği yüzde 15 oranındaki taksi zammının üzerinden de bir seneden fazla zaman geçtiğini kaydetti.
Taksici esnafının günü kurtarma derdinde olduğunu görüşünü dile getiren Kaçanoğlu, esnafın LPG, yedek parça, eğitim, sağlık, giyim ve ısınma gibi genel giderlerine ek olarak ruhsat harcı da verdiğini, bu yüzden de "büyük ölçüde mağdur" olduğunu anlattı.
Kaçanoğlu, taksici esnafının günlük kazancı ile zor geçindiğini ifade ederek, bu durumların düzeltilmesi için UKOME’den zam talebinde bulunduklarını bildirdi.
Semih Kaçanoğlu, UKOME’nin kararı doğrultunda 15 Aralık Cumartesi akşamı saat 24.00’ten sonra taksi ücretlerinde 1,73 YTL olan açılış ücretinin 2 YTL’ye, 1,15 YTL olan kilometre başına ücretlendirmenin 1,30 YTL’ye, 0,23 YTL olan bekleme ücretinin ise 0,26 YTL’ye yükseltildiğini söyledi.
Kaçanoğlu, halen hatlandırma çalışmaları sürdürülen taksi dolmuşların ücretlerinin ise bu çalışmalar tamamlanınca ele alınacağını kaydetti. Kaçanoğlu, "Taksici esnafı ve müşterilerinin birbirinden kopmaması için bütün çabayı gösterdik" dedi.
14 Aralık 2007 Cuma 16:18
İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Semih Kaçanoğlu, yaptığı açıklamada, günden güne büyüyen şehirde 24 saat hizmet veren taksici esnafının "son dönemlerde büyük sıkıntılar çektiğini" söyledi.
Trafiğin günün her saatinde yoğun olduğunu, esnafın mazot ve LPG giderlerinin de artmasıyla işlerinin yarı yarıya düştüğünü anlatan Kaçanoğlu, İstanbul Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) 9 Kasım 2006 tarihinde verdiği yüzde 15 oranındaki taksi zammının üzerinden de bir seneden fazla zaman geçtiğini kaydetti.
Taksici esnafının günü kurtarma derdinde olduğunu görüşünü dile getiren Kaçanoğlu, esnafın LPG, yedek parça, eğitim, sağlık, giyim ve ısınma gibi genel giderlerine ek olarak ruhsat harcı da verdiğini, bu yüzden de "büyük ölçüde mağdur" olduğunu anlattı.
Kaçanoğlu, taksici esnafının günlük kazancı ile zor geçindiğini ifade ederek, bu durumların düzeltilmesi için UKOME’den zam talebinde bulunduklarını bildirdi.
Semih Kaçanoğlu, UKOME’nin kararı doğrultunda 15 Aralık Cumartesi akşamı saat 24.00’ten sonra taksi ücretlerinde 1,73 YTL olan açılış ücretinin 2 YTL’ye, 1,15 YTL olan kilometre başına ücretlendirmenin 1,30 YTL’ye, 0,23 YTL olan bekleme ücretinin ise 0,26 YTL’ye yükseltildiğini söyledi.
Kaçanoğlu, halen hatlandırma çalışmaları sürdürülen taksi dolmuşların ücretlerinin ise bu çalışmalar tamamlanınca ele alınacağını kaydetti. Kaçanoğlu, "Taksici esnafı ve müşterilerinin birbirinden kopmaması için bütün çabayı gösterdik" dedi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)